Fikrimi Neden Patentle Tescil Ettirmeliyim?

Günümüzde endüstriyel alanlarda buluşların, yenliklerin, ayırt edici özellikteki tasarımların kişiye veya kurumlara sağladığı hak olarak tanımlanan sınai mülkiyet, bu kişi veya kurumlara belirli bir süre tekel hakkı kazandırdığı gibi kazanç da sağlamaktadır. Daha özel ifade edecek olursak fikirlerinizle ortaya koyduğunuz herhangi bir yeniliği, ürünü, tasarımı sınai mülkiyet kavramı ile birlikte resmi olarak ortaya koyabilirseniz, bu bilgiyi koruma altına almış olur ve bu fikirleri bir kazanç haline getirebilirsiniz. Neden fikrimi patentle tescil ettirmeliyim sorusunun cevabını bu bilgilerle verecek olursak; buluş, yenilik veya özgün bir tasarımınız varsa ve bunu senden başka kimsenin üretmesini, satmasını veya kullanmasını istemiyorsanız patentle koruma altına almalı ve kanunun ön gördüğü sürelerde tekel hak sahipliği elde etmelisiniz.

İlk kez bir patent veya faydalı model başvurusu yapacak bir kişi sektörde ne tür avantajlar sağladığının bilincinde olmalıdır. Yapılan patent veya faydalı model başvurusu rakipleri engellemenin en etkili yoludur; çünkü var olan bir patent rakipleri her zaman endişeye sevk eder. Bununla birlikte rakiplerin AR-GE faaliyetlerini artırmalarına da sebebiyet verir. Patent başvurusu her zaman sektör için en değerli olanı ön plan çıkarır.

Bir patent başvurusunda bulunacak kişinin işe nereden başlamalı sorusuna cevap arayacak olursak bunları birkaç başlık atında toplayabiliriz; şöyle ki,

*Gizlilik

Buluşunuzu başvuru yaptıktan sonra kamuyla paylaşmanız dikkate etmeniz gereken en önemli husustur. Ülkemizde kamuya ifşa olduktan sonra 1 yıl içerisinde patent başvurusu yapma hakkı tanınsa bile, hoşgörü süresi de dediğimiz bu süre başka ülkelerde 6 ay veya daha az olabilmektedir. Buluşunuzu kamuya sunduktan sonra başvuru işlemlerine geçmeniz durumunda bu süre içerisinde rakipleriniz buluşunuzu belli bir süre taklit edebilir ya da esinlenerek benzer bir konseptle başvuru yapabilir.

*Ön araştırma ve İhlal Analizi

Buluşunuzla ilgili bir ön araştırma yapmak ve mevcutta var olan bir tekniği ihlal edip etmediğini tespit etmek ciddi maddi kayıplarının önüne geçmektedir. Bunun için öncelikle mevcut teknikte buluşunuzla ilgili yer alan tüm bilgileri irdelemeli ve gerçekten buluşunuzun bir yeniliğe sahip olup olmadığına karar vermelisiniz. Burada çok önemli bir detaydan bahsetmemiz gerekir. Bir buluşun yeni olması onun ancak başkaları tarafından üretilmesini veya kullanılmasını engeller; fakat size bunu ürettirme hakkı vermez; çünkü yeni olan buluşunuz belki de bir başka buluşu ihlal ediyordur. Bu durumda üretim yapabilmeniz için ihlal edilen buluş ile lisans anlaşması yapmanız gerekecektir. Bir örnek vererek anlatmaya çalışırsak, bir bisiklete motor takarak bunu motorlu bisiklet haline getiren bir buluşçu, yeni bir ürün elde etmiş olur (bunun ilk kez yapıldığını düşünelim). Burada buluş sahibi motorlu bisikletin bir başkası tarafından üretilmesini veya kullanılmasını engelleyebilir; fakat kendisi başta var olan bisiklet üzerinde bir yenilik yaptığı için burada bisikleti ihlal etmiş olur. Bu durumda motorlu bisiklet üretebilmesi için öncelikle bisiklet üreten kişiden lisans almalıdır.

Günümüzde bazı işletme veya firma sahipleri bir ürün üretmek için tesis, işçi gibi birçok masrafa girerek üretime başladığında aslında patentli bir buluşu ihlal ettiğini sonradan öğrenerek ciddi kayıplar ve hukuki süreçler yaşamaktadır. Bu nedenledir ki ön araştırma ve ihlal analizi bir başvuru veya üretim öncesinde ciddi önem arz etmektedir.

*Başvuru ve Patentlerin kalbi “istemler”

Buluş, buluşu alanını, kullanım amacını, ne şekilde çalıştığını ve asıl korumak istenilenin ne olduğunu ifade eden “tarifname” ile hukuki bir metin halini alır. Tarifname içerisinde istemler denilen bir bölüm var ki insanın hayati organı olan kalp gibi önem arz etmektedir. Tarifname buluşu öğretir, istemler ise ister. Yani istemler tarifnamede tarif edilen buluşun patentlenebilmesi için gerekli unsurları ile korunması istenen unsurları ayrı ayrı açıklar.

Yukarıdaki açıklamalardan da görüleceği üzere bir buluşçu her ne kadar özgün bir buluş ve bir tasarım ortaya koysa da bunu patent ile koruma altına alması ancak bu işin profesyonelleri ile çalışması ile mümkün olur. TÜRKPATENT’ in her iki yılda bir gerçekleştirdiği sınav ile mesleki yeterlilik olarak gerekli bilgi ve birikimi sağlayan kişilerin elde ettiği “Patent vekilleri” ile çalışarak hem mevcut teknikte ön araştırmayı sağlıklı yapabilir, hem de buluşunuzu en iyi şekilde anlatacak ve koruma sağlayacak hukuki bir metin elde edebilirsiniz.

Ahmet AYDOĞAN
Kıdemli Uzman & Patent Vekili